- Haberler
- Siirt Haber
- Can Yücel'in Şiirine İlham Veren Siirtli: Eruhlu Halil Xelil Ağa'nın Unutulmayan Hikâyesi
Can Yücel'in Şiirine İlham Veren Siirtli: Eruhlu Halil Xelil Ağa'nın Unutulmayan Hikâyesi
Siirt'in Eruh ilçesinin unutulmaz isimlerinden Xelil Ağa, yalnızca bölge halkının hafızasında değil, Türk edebiyatının usta şairi Can Yücel'in dizelerinde de yaşamaya devam ediyor. Diyarbakır Cezaevi'nde başlayan dostluk, 'Maaşallah...' şiiriyle edebiyat tarihine geçen unutulmaz bir hikâyeye dönüştü.
Haberin Özeti
- • Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Bilgili (Dih) köyünden Xelil Ağa, cesareti, cömertliği ve nüktedan kişiliğiyle bölgenin sözlü tarihinde önemli bir yer edindi.
- • 1970'li yıllarda Diyarbakır Cezaevi'nde Can Yücel ve İsmail Beşikçi ile tanışan Xelil Ağa'nın, sıkça kullandığı "Mââşââllâh" sözü Can Yücel'i etkiledi ve ünlü şair bu anıyı "Maaşallah..." adlı şiirine taşıdı.
- • Can Yücel'in şiirine ilham veren Xelil Ağa'nın hikâyesi, bugün de Eruh'ta kuşaktan kuşağa aktarılan ve Siirt'in kültürel hafızasında yaşamayı sürdüren en dikkat çekici anlatılar arasında yer alıyor.
Siirt'in Eruh ilçesinden çıkan ve yıllar boyunca cesareti, nüktedan kişiliği ile dilden dile anlatılan Xelil Ağa, yalnızca bölge halkının hafızasında değil, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Can Yücel'in dizelerinde de yaşamaya devam ediyor. Can Yücel'in "Maaşallah..." adlı şiirine ilham veren Xelil Ağa'nın yaşam öyküsü, Siirt'in sözlü tarihinin en dikkat çekici anlatıları arasında yer alıyor.
Eruh ilçesine bağlı Bilgili (eski adıyla Dih) köyünde dünyaya gelen Xelil Ağa, bölgede uzun yıllar sözü dinlenen, adalet anlayışı, cömertliği ve kendine has mizacıyla tanınan isimlerden biri oldu. Yaşadığı dönemde yalnızca kendi köyünde değil, Eruh'un birçok yerleşiminde ismi saygıyla anılan Xelil Ağa hakkında bugün bile anlatılan onlarca hikâye bulunuyor.
Bölge insanının aktardığı anlatılarda Xelil Ağa; haksızlığa boyun eğmeyen, ihtiyaç sahiplerine yardım eden, misafirperverliğiyle öne çıkan ve nükteli kişiliğiyle bulunduğu ortama neşe katan bir karakter olarak tasvir ediliyor. Onun hayatı etrafında şekillenen anlatılar, yalnızca bir kişinin hikâyesini değil, aynı zamanda dönemin Eruh'unu, aşiret yapısını ve toplumsal ilişkilerini de yansıtıyor.
Diyarbakır Cezaevi'nde Başlayan Unutulmaz Tanışıklık
Xelil Ağa'nın ismini Türkiye çapında ilgi çekici kılan olay ise 1970'li yıllarda Diyarbakır Cezaevi'nde yaşandı.
Cezaevinde bulunduğu dönemde sosyolog ve yazar İsmail Beşikçi ile Türk edebiyatının usta şairlerinden Can Yücel ile aynı ortamı paylaşan Xelil Ağa, kendine özgü konuşma tarzı ve içten tavırlarıyla kısa sürede dikkat çekti.
Özellikle hemen her cümlenin ardından söylediği "Mââşââllâh" sözü, koğuştaki herkesin hafızasında yer etti.
Can Yücel'i Etkileyen Sohbet
Anlatılanlara göre Xelil Ağa bir gün Can Yücel'e peş peşe sorular yöneltmeye başladı.
"Kaç yaşındasın?", "Evli misin?", "Çocuğun var mı?" gibi soruların her cevabından sonra büyük bir samimiyetle "Mââşââllâh!" diyordu.
Sohbet, Can Yücel'in aldığı hapis cezasını sormasıyla devam etti.
Şairin "15 yıl" cevabını vermesi üzerine Xelil Ağa'nın yine aynı kelimeyi söylemeye çalıştığı ancak bu kez cümlesini tamamlayamadığı anlatılır. Bu diyalog, Can Yücel'in zihninde unutulmaz bir iz bıraktı.
Bir Sohbet Şiire Dönüştü
Can Yücel, cezaevinde yaşadığı bu anıyı daha sonra kaleme aldığı "Maaşallah..." isimli şiire taşıdı.
Şiirde Xelil Ağa'nın samimiyeti, insan sevgisi ve olaylara yaklaşımı mizahi ama bir o kadar da hüzünlü bir dille anlatıldı.
Şiirin en çok bilinen bölümü ise şöyle:
“Maaşallah...
Halo Dayı’nın Türkçesi yok,
Kızıldereli Hüseyin’in tercümanlığıyla konuşuyoruz:
Kaç yaşındasın Can? Diye soruyor.
Kırk yedi, deyince ben,
Mââşââllâh! diyor bi, “â”ları çatlata çatlata.
Ve sorular izliyor birbirini:
Evli misin, Can?
Evet.
Mââşââllâh! Kaç çocuğun var?
Üç.
Mââşââllâhh! Kaç yaşındalar?
Erkeği on beş, kızlar on üçleon iki.
Mââşââllâhh! Mesleğin ne?
Şair, mütercim.
Mââşââllâhh! Ne kazanıyorsun ayda?
İki bin beş yüz – üç bin.
Mââşââllâhh! Kaç sene ceza verdiler sana?
Onbeş.
Mââşââ... diye başlamışken yine,
Halo Dayı yarıda kesiyor Allah’ı,
Ve kısa bir sessizlikten sonra, o güleç ihtiyarla birlikte,
Bayram topları gibi patlatıyoruz kahkahayı."
Can Yücel / Bir Siyasinin Şiirleri
Edebiyat araştırmacıları bu şiiri, Can Yücel'in yaşamındaki en samimi cezaevi hatıralarından biri olarak değerlendiriyor.
Fikret Otyam'ın Yazılarında da Yer Buldu
Xelil Ağa yalnızca Can Yücel'in değil, gazeteci ve yazar Fikret Otyam ile sosyolog İsmail Beşikçi gibi isimlerin anlatılarında da yer aldı. Onu tanıyanların ortak vurgusu; güçlü hafızası, nükteli anlatımı, insan sevgisi ve çevresinde bıraktığı derin iz oldu.
Bugün Xelil Ağa'yı anlatan birçok hatıra ve sözlü tarih çalışması, Siirt'in kültürel mirasının önemli parçaları arasında gösteriliyor.
Siirt'in Yaşayan Hafızasının Bir Parçası
Aradan geçen yıllara rağmen Xelil Ağa'nın adı Eruh'ta hâlâ anlatılıyor. Kahvehanelerde, aile meclislerinde ve köy odalarında onunla ilgili hatıralar yeni kuşaklara aktarılmaya devam ediyor.
Can Yücel'in dizelerine ilham olan bu hikâye ise yalnızca iki insan arasında geçen sıcak bir sohbet değil; Siirt'in kültürel zenginliğini, sözlü tarih geleneğini ve Anadolu insanının samimiyetini yansıtan önemli bir anı olarak değerini koruyor.
Bakmadan Geçme

