Yargıtay'dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren yıllık izin kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izinlerin hesaplanmasına ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresinden düşülemeyecek.
Karar, işçi ve işverenler açısından yıllık izin uygulamalarında önemli değişiklikleri beraberinde getirirken, iş sözleşmesi sona ermiş çalışanlar için de yeni haklar doğurabilecek nitelikte değerlendiriliyor.
Süreç bir işçinin açtığı davayla başladı
Kararın temelini, yıllık izin haklarının eksik kullandırıldığını ileri süren bir işçinin açtığı dava oluşturdu. İşçi, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesini talep etti.
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, işçinin izin haklarını kullandığı gerekçesiyle yıllık izin alacağı bulunmadığına hükmetti. Ancak Adalet Bakanlığı, kararın İş Kanunu'na aykırı olduğu gerekçesiyle dosyayı 'kanun yararına temyiz' yoluyla Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay: Hafta tatili izin süresinden sayılamaz
Dosyayı değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Kanunu'nun 56'ncı maddesine dikkat çekerek yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Kararda, işçinin izinli olduğu dönemde denk gelen pazar günlerinin yıllık izin hakkından düşülmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi. Bu nedenle eksik hesaplanan izin sürelerinin işçiye ücret olarak ödenmesi gerektiğine hükmedildi.
Kullanılmayan izinler ücret olarak ödenecek
Yargıtay kararında ayrıca, iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiğine bakılmaksızın kullanılmayan yıllık izinlerin son brüt ücret üzerinden hesaplanarak işçiye nakden ödenmesi gerektiği hatırlatıldı.
Kararla birlikte işverenlerin yıllık izin hesaplamalarında hafta tatilleri ile resmi tatilleri izin süresinden ayrı değerlendirmesi zorunlu hale geldi.
İspat yükü işverende
Yüksek Mahkeme, yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükünün işverende olduğunu da vurguladı. Buna göre işverenlerin, çalışanların izin kullandığını imzalı izin belgeleri veya eşdeğer resmi kayıtlarla kanıtlaması gerekiyor.
Uzmanlar, kararın özellikle geçmiş yıllarda izin hesaplamalarında hafta tatili günleri düşülerek işlem yapılan çalışanlar açısından emsal teşkil edebileceğini ve benzer davalara yol açabileceğini belirtiyor.