Siirt Kültürünü Kaybediyor! Diller Susuyor, Gelenekler Unutuluyor
Siirt, yıllardır 'üç dilli kent' olarak anılıyor. Türkçe, Kürtçe ve Arapçanın bir arada yaşadığı kentte yüzyıllardır farklı diller ve kültürler aynı coğrafyada varlığını sürdürdü. Ancak bugün hem diller hem de gelenekler birer birer kayboluyor. Kültürel mirasın korunması konusunda yeterli adımların atılmaması ise tartışma konusu oluyor.
Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Ekindüzü (Hertevin) köyünde konuşulan Hertevince (Hertevin dili), yıllar önce UNESCO tarafından tehlike altındaki diller arasında gösterilmişti. 2012 yılında yapılan bilimsel çalışmalarda dili konuşan kişi sayısının yalnızca birkaç kişi olduğu belirtilirken, bugün ise dili akıcı şekilde bilen kişinin dünyada yalnızca bir kişi kaldığı ifade ediliyor. Buna rağmen dili kayıt altına alacak veya gelecek kuşaklara aktaracak kapsamlı bir koruma projesinin hayata geçirilmediği eleştirileri yapılıyor.
Zazaca da Giderek Sessizleşiyor
Siirt'in Baykan ilçesi Veysel Karani Beldesine bağlı bazı köylerde konuşulan Zazaca da kuşaktan kuşağa aktarım konusunda ciddi risk altında bulunuyor. Gençlerin büyük bölümü artık günlük yaşamda ana dillerini kullanmıyor.
Gelenekler de Aynı Tehlikeyle Karşı Karşıya
Sadece diller değil, Siirt'in yüzyıllardır yaşatılan gelenekleri de unutuluyor.
Bir zamanlar mayıs ayında coşkuyla kutlanan Yumurta Bayramı (Şahrıl Bayf) bugün neredeyse tamamen kaybolmuş durumda. Geçmişte ailelerin bir araya geldiği, boyanmış yumurtaların tokuşturulduğu ve yöresel oyunların oynandığı bu gelenek etkinliklerle yaşatılamıyor.
Ramazan ayının ilk gününde yakılan ve halk arasında 'Melede Ateşi' olarak bilinen gelenek de eski canlılığını büyük ölçüde yitirdi. Bir zamanlar mahalleleri bir araya getiren bu kültürel değerler artık yeni kuşaklar tarafından yeterince bilinmiyor.
'Kültür Sadece Festival Düzenlemek Değildir'
Kültür alanında çalışan isimler, kültürel mirasın korunmasının yalnızca konser, festival ve sergiler düzenlemekten ibaret olmadığını belirtiyor. Yok olma tehlikesi altındaki dillerin kayıt altına alınması, sözlü tarih çalışmalarının yapılması, çocuklara yönelik eğitim programlarının hazırlanması ve unutulan geleneklerin yeniden canlandırılması gerektiği ifade ediliyor.
Gözler Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nde
Siirt'te kamuoyunda sıkça dile getirilen sorulardan biri de şu:
'Bu kültürel mirası kim koruyacak?'
Kentte birçok tarihi yapı, gelenek ve dil yok olma riskiyle karşı karşıyayken, vatandaşlar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların daha kapsamlı projeler üretmesini bekliyor. Özellikle Hertevin dili gibi kritik seviyeye gerileyen diller için kapsamlı arşivleme çalışmaları, sözlü tarih kayıtları ve akademik projelerin hayata geçirilmesi gerekiyor.
Siirt, tarihi ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan şehirlerden biri olmasına rağmen, sahip olduğu çok dilli yapının ve yüzlerce yıllık geleneklerinin gelecek nesillere aktarılması konusunda daha güçlü adımlar atılması lazım.