Meclis Komisyonu'nun ortak nihai raporu oy çokluğuyla kabul edildi
Kürt meselesinin çözümüne yönelik çalışmalar yürütmek üzere kurulan Meclis Komisyonu, 21'inci ve son toplantısında hazırlanan ortak nihai raporu oyladı.
Gerçekleştirilen oylama sonucunda rapor, 42 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.
Oylamada Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi Ahmet Şık ile Emek Partisi (EMEP) üyesi İskender Bayhan rapora 'hayır' oyu verdi. CHP üyesi Türkan Elçi ise oylamada 'çekimser' kaldı.
Bu oylamayla birlikte komisyonun yürüttüğü çalışmalar da tamamlanmış oldu.
MHP'li Feti Yıldız: Komisyonun üniter devlet yapısını dönüştürme yetkisi yoktur; infaz sistemimiz yamalı bohçaya döndü
Komisyon toplantısı Kurtulmuş'un açıklamasının ardından komisyon üyelerinin değerlendirmeleriyle devam etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, şöyle konuştu:
'Bu süreçte söylenmedik söz kalmadı hatta partilerimize yapılmadık iftiralar da kalmadı ancak bunlara cevap vermeye bile gerek duymadık. Komisyonumuzun Türkiye Cumhuriyeti kuruluş felsefesine, temel anayasa ilkelerine, demokratik işleyişi, üniter devlet yapısını dönüştürmek gibi bir yetkisi ve misyonu yoktur. Bunun altını bir kere daha çiziyorum. Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, ülkenin resmi dil statüsü, laik cumhuriyet ilkesi üzerinde tartışma yapılamayacak ortak temel değerlerimizdir. Milletimizin tamamını kucaklayan, toplumsal barış ve huzur için terörle mücadele kanunlarından taviz vermeden, hukukun üstünlüğü ilkesinden sapmadan ve milli güvenlik gözardı edilmeden bu elimizdeki çerçeve metin hazırlanmıştır.
Siyasi, sosyolojik, dini veya etnik hedeflere ulaşmak maksadıyla şiddetin sistematik olarak tatbiki suretiyle tezahür eden terör yalnızca doğrudan hedef aldığı kurbanlar üzerinde kalmayıp daha geniş kitleler üzerinde korku ve yıldırma yaratan, psikolojik etki bırakmayı arzulayan bir insanlık suçudur. Terör olgusu çağdaş devletlerin egemenlik, güvenlik ve toplumsal istikrar kavramlarını derinden sarsan çok boyutlu bir durumdur. Terörsüz Türkiye vizyonu işte tam burada salt bir güvenlik politikası olarak görmekten ziyade devletin beka meselesidir. Demokratikleşme süreci ve ekonomik kalkınmayı da kapsayan stratejik bir hedeftir.
ama vicdanını sızlatmadan bazı düzenlemeler yapılacaktır. Öncelikle ezelden beri söylediğimiz bizim infaz sistemimiz gerçekten yamalı bohçaya dönmüştür. Bu infaz sistemimizin düzeltilmesi lazım. Burada eşitliğin sağlanması gerekir. Komisyonumuzun da ilk tavsiyeleri arasında infaz düzenlemesi gelmektedir.
'AYM ve AİHM kararlarına uymak zorundayız, ilk iş hasta ve yaşlı mahkumlarla ilgili düzenleme'
Yine bazı tartışmalara neden olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum konusundaki itilaftır. Bu konu da Anayasamızın emri açıktır. Anayasanın 90. maddesi ortadadır elbette Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına da Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına da bir hukuk devleti olarak uymak zorundayız. Cezaevlerinde hasta ve yaşlı mahkumlar var. Bunlara zaman zaman el atılsa da yine yüzlerce kişi ya hastaneye gidememekte ya da cezaevinde kendi bakımını, hayatını idame ettirecek durumda değildir. Komisyonumuz raporunda bu konuya da değinmiştir. Meclis'imizin ilk yapacağı işler arasındadır.'
DEM Parti: 'Terörsüz Türkiye süreci', 'terör belası' gibi kavramlar kullanılmasını doğru bulmuyoruz
DEM Partili Milletvekili Cengiz Çiçek, 'Bundan sonra da barış ve toplum sürecinde üstlendiğimiz tarihsel sorumlulukla hareket edeceğimizi vurguluyoruz. Tüm çabalarımıza rağmen ortak rapor tasladığında yer alan kimi kavramlar hakkında farklı düşüncelerimizi belirtmek isteriz. Komisyon ortak rappr tasladığında 'terörsüz Türkiye süreci', 'terör belası' gibi kavramlar kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Bu türden yaklaşımlar ortak rapor, uzlaşı yaklaşımına ters düşmektedir' diye konuştu.
Çiçek, 'DEM Parti olarak, Öcalan'ın yaptığı çağrıya ismini veren Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak adlandırmaktayız. 'Terörsüz Türkiye' olarak ifade edilmesinin doğru olmadığını, komisyon ismindeki gibi 'milli dayanışma', 'kardeşlik' ve 'demokrasi' gibi nitelendirilmesi gerektiğimi belirtmekteyiz' dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyğit ise şöyle konuştu:
'Bu komisyon kurulurken aslında çok özel birkaç amaçla kurulmuştu. İmralı Hapishanesi'nde Sayın Öcalan'ı ziyaret etmiş olmasının da tarihi bir önemde olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Bu anlamıyla bütün bu çalışmaların her birisi içinde bulunduğumuz süreçte pozitif adımlar, pozitif gelişmeler ve sürece katkı koyan çalışmalar olarak da ele alınmalıdır. Bugüne kadar komisyon çalışmalarında her bir siyasi partinin genel anlamda yapıcı, olumlu ve sürece katkı koyan yaklaşımlarını gerçek anlamda takdir ettiğimizi ve bu konuda da her bir siyasi partiye de ayrı ayrı teşekkür ettiğimizi de ifade etmek isterim. Partimizin görüşleri ayrıca ifade edilecek.
Ama bu süreci başından beri süreci katkı veren, irade ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanı da yine MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye, Barış ve Demokratik Toplum çağrısı yaparak süreçte çok önemli ve çok kritik bir eşiğin aşılmasını sağlayan Sayın Öcalan'a, siyasi partilerin bütün liderlerine ve bu komisyonda bulunan her bir müddetçiyle arkadaşımıza ve bu süreçte çok ciddi emek veren komisyonun kuruluşlarına, çalışmalarına da ciddi bir çabayı ortaya koyan zat haliyle de partim adına teşekkür ettiğimi ifade etmek istiyorum.'