DEVLET PROTOKOLÜ, MİLLET PROTOKOLÜ!!!

Protokol kelimesinin kullanıldığı birkaç alan vardır.Bir anlaşma imzalanacaksa, doküman metninin kısa bir özeti olarak, genellikle metinden önce yer alan, metnin kapağına iliştirilen özet bir metin vardır.

Protokol kelimesinin kullanıldığı birkaç alan vardır.  Bir anlaşma imzalanacaksa, doküman metninin kısa bir özeti olarak, genellikle metinden önce yer alan, metnin kapağına iliştirilen özet bir metin vardır. Bu kısa metne protokol denilir. Protokolün bir anlamı ise, anlaşmalara eklenmek üzere yapılan görüşmelerin kaydedildiği yazılı belgedir. Ayrıca, mevcut bir anlaşmayı, onun bazı hükümlerini uygulamak, uzatmak ya da değiştirmek üzere yapılan anlaşmalara da protokol denir. Diplomatik dokümanların, uluslararası sözleşmelerin hazırlanması, muhafazası gibi konularla ilgilenen, Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Protokol Dairesi. 3. Özel ilişkilerde karşılıklı görüşmelerle varılan anlaşmalara da protokol denir.

Bizim bugünkü yazımızın konusu olarak ele alacağımız ise resmi törenlerde devlet ileri gelenleri için uygulanan protokoldür. Devlet protokolü iki bölümde mütalaa edilir. Birincisi, ülke genelini ilgilendiren, ikincisi ise iller ve daha alt düzeydeki protokol sıralamasıdır.  Devlet geneli etkinliklerde TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Genelkurmay Başkanı, Ana Muhalefet Partisi Başkanı, eski Cumhurbaşkanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Diyanet İşleri Başkanları ve Bakanlar Kurulu üyeleri şeklinde uzar gider.

Taşra teşkilatlarında ise İllerde Vali, İlçelerde Kaymakam, TBMM Üyeleri,

Mahallin en büyük komutanı, general ve amiraller, garnizon komutanı, Belediye Başkanı, Cumhuriyet Başsavcısı, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı, Üniversite Rektörleri şeklinde bir sıralama vardır.

Görüldüğü gibi Belediye Başkanları hep alt sıralarda yer alırlar. Oysa Milletin protokolüne göre Belediye Başkanları bulundukları il ve ilçelerde protokolün en ön sırasında yer almaları gerekenlerdir. Seçilmişlerin, atanmışlara üstün olduğu kuralını anımsatmakta yarar vardır.

Birkaç örnek verelim. Mesela Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin gibi büyükşehir Belediye Başkanlarının durumlarını tahlil ettiğimizde, bunların daha önce Meclis Başkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık yapmış rakiplerine açık ara oy farkıyla seçilmiş olduklarını görürüz. Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi için yapılan son seçimde ipi göğüsleyen Ekrem İmamoğlu'nun rakibi kimdi. Bakanlık, Başbakanlık, TBMM Başkanlığı, hatta iktidar partisinin (AKP) Genel Başkanlığını  yapmış Binali Yıldırım değil mi!

Yapılan son mahalli seçimde, Devlet Protokolünde birinci sırada yer almış Binali Yıldırım'a 800 bin oy farkı atarak İstanbul Belediye Başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu, İstanbul protokolünde bile atanmış Validen sonra yer almaktadır. Diğer bütün illerde de durum aynıdır. Atanmışlar, hep seçilmişlerin önlerinde yer alırlar.

Milletin protokolünde Belediye Başkanları ilk sırada yer alırlar ama devletin protokolünde hep gerilerde bırakılırlar. Gerçek demokrasilerde seçilmişlerin, atanmışların önlerinde yer almaları esastır. Ancak, bizde bu işler böyle olmuyor, atanmışlar, seçilmişlerin önünde yer alıyor. Hatta atanmışlar, seçilmişleri cezalandırma yoluna gidebiliyor. Bu işte, bir terslik var. Esas olan

MİLLETİN PROTOKOLÜDÜR.

Devletin protokolünü, milletin protokolüne uygun hale getirmek konusunda hiçbir çalışma olmayışı gerçekten düşündürücüdür. Bir demokrasi eksikliği, hatta ayıbıdır. Bizden anımsatmak!

TAŞLAMALAR

ATANMIŞTAN, SEÇİLMİŞ

ELBET ÜSTÜN OLMALI

PROTOKOL DEDİĞİN

MİLLETLE UYUŞMALI

ATANMIŞI ARKAYA

ATMAKTAN VAZGEÇİNİZ

MİLLETİN SEÇTİĞİDİR

ASIL OLAN BİLİNİZ

DEMOKRASİDE ELBET

SEÇİLMİŞLER KONUŞSUN

VE SEÇİLEN OLMALI

AMİRİ ATANMIŞIN

BİZDE SEÇİLMİŞLERE

CEZA VERİR ATANMIŞ

GERÇEK DEMOKRASİDE

YANLIŞTIR BU HAL YANLIŞ

Bakmadan Geçme