DEM Parti'den Özgür Özel'e Sert Tepki: 'Celladına Âşık Olmak Sözü Bizim İçin Akıl Tutulmasıdır!'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kurultayda isim vermeden DEM Parti'yi işaret ederek kullandığı 'celladına âşık olmak' ve 'Stockholm sendromu' ifadelerine sert tepki gösterdi. Hatimoğulları, söz konusu benzetmelerin partileriyle ilişkilendirilmesini 'en hafif tabiriyle akıl tutulması' olarak nitelendirdi.
Çanakkale Belediyesi Nikah Salonu'nda düzenlenen 'Demokratik Toplum ve Barış Buluşması' etkinliğinde konuşan Hatimoğulları, Türkiye'de 1 Ekim'den bu yana tarihi bir sürecin yaşandığını ifade ederek, ülkenin yeni bir barış stratejisine girdiğini söyledi.
'Türkiye'nin iç barışını tesis etmek son derece önemli'
Orta Doğu ve dünyada yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi yeni bir sürecin içine çektiğini belirten Hatimoğulları, bu süreci DEM Parti açısından 'barış ve demokratik toplum' olarak tanımladıklarını dile getirdi.
Hatimoğulları, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
'Böyle bir sürecin içinde Türkiye'nin iç barışını tesis etmesi son derece önemli. Şimdi yeni bir strateji deneniyor. Kendileri adına ne derlerse desinler, bizim açımızdan olması gereken barış ve demokratik toplumdur. Bu sürecin adı budur ve böyle olmalıdır.'
Özel'e tepki: 'Bu sözler akıl tutulmasıdır'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 39. Olağan Kurultay'daki konuşmasında DEM Parti'ye yönelik yaptığı ima niteliğindeki ifadelerin kabul edilir olmadığını vurgulayan Hatimoğulları, şunları söyledi:
'Celladına şık olmak ya da Stockholm sendromu metaforunun bizler için kullanılması en hafif tabiriyle bir akıl tutulmasıdır. Bizler tarih boyunca bıkmadan, usanmadan, yılmadan bütün baskılara rağmen direnen devrimci, sosyalist ve yurtsever bir geleneğin temsilcileriyiz DEM Parti olarak. Celladı da çok iyi tanırız.'
DEM Parti resmi sosyal medya hesabı, Hatimoğulları'nın bu konuşmasını 'Özel'e cevap' notuyla paylaştı.
'Kürt sorununu terör parantezine almaktan vazgeçilmeli'
Hatimoğulları, konuşmasının devamında Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sorunun yanlış bir çerçevede ele alındığını belirtti:
'Kürt sorununu terör parantezine almaktan herkes vazgeçmelidir. Kürt sorunu sosyolojik, toplumsal, iktisadi bir sorundur; halklar sorunudur. Bu çerçevede yaklaşılması şarttır.'
DEM Parti olarak Türkiye'nin dört bir yanında barışın toplumsallaşması için çalışmalar yürüttüklerini ve yürütmeye devam edeceklerini söyledi.
'Bu süreç seçim meselesi değildir, mesele seçimin çok üzerindedir'
Hatimoğulları, iktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak tanımladığı yeni çözüm sürecine ilişkin de önemli açıklamalar yaptı. Sürecin devletle yürütüldüğünü belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
'AKP ve MHP hükümetin icra makamında oldukları için kendileriyle görüşme var. Bundan bir seçim ittifakı çıkarmaya çalışanlar sonuç elde edemez. Bizim meselemiz seçimin çok üstündedir. Bu mesele seçim meselesi değildir. Kürt meselesini seçim, Kürt seçmenini de kendi seçmeni gözüyle görenler yanılır. Bunu iktidar için de söylüyorum muhalefet için de söylüyorum.'
Hatimoğulları, yürütülen sürecin dar siyasi hesapların üzerinde, yüz yıllık barış hasretini gidermeyi amaçlayan tarihsel bir süreç olduğunu vurguladı:
'Bu süreç seçimden, seçilmeden, siyasi partilerin dar çıkarlarından çok daha büyük bir süreçtir. Barışı inşa etmek için bu süreci yürütüyoruz.'
İmralı ziyareti değerlendirmesi: 'Tarihsel ve kıymetli'
Tülay Hatimoğulları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun İmralı'ya gitmesi yönündeki adımları da önemli olarak değerlendirdi. Bu girişimi 'tarihi, kıymetli ve önemli' olarak nitelendiren Hatimoğulları, sürecin devletle yürütüldüğünü hatırlattı.