Yeni Dünya Düzeni, Terör ve Devlet Gerçeği

Çatışma ve terör ortamında en ağır bedeli siviller ödüyor. Şiddet toplumsal barışı zedeliyor, yasa dışı finans kaynakları terörü besliyor. Kalıcı huzur ve barış ise adalet, kardeşlik ve ortak gelecek anlayışıyla mümkün. Siirt halkı huzur ve istikrarı önceleyen bir toplumsal yapıya sahiptir şehirde günlük yaşamda barış ortamının korunmasına güçlü bir hassasiyet vardır. Kentte Kürt, Türk ve Arap vatandaşlar arasında ayrım gözetmeyen bir birlikte yaşama kültürü öne çıkmakta, ortak hayat ve komşuluk hukuku öncelik kabul edilmektedir. Siirt toplumunun, geçmişten bugüne barış ve çözüm odaklı süreçlere de genel olarak destek verdiği bilinmektedir.

Yaklaşık seksen yıldır dünya genelinde düşük yoğunluklu çatışmalar yaşanmaktadır. Bu çatışmalar kimi zaman etnik ayrımlar üzerinden, kimi zaman Dini tahammülsüzlük, kimi zaman ideolojik kamplaşmalarla, kimi zaman ise halkların özgürlüğü söylemi altında fiili şiddet olarak ortaya çıkmıştır. Ancak hangi gerekçeyle olursa olsun, bu çatışmaların yaşandığı bölgelerde en büyük bedeli her zaman siviller ödemiştir. Kan, gözyaşı ve acı; taraf fark etmeksizin toplumların hafızasında derin izler bırakmış, nesiller boyu süren kin ve kitlesel kan davalarına zemin hazırlamıştır.

  Terör örgütlerinin temel hedefi, gerçekleştirdikleri şiddet eylemleriyle topluma korku salmak, halkta bıkkınlık ve yılgınlık duygusu oluşturmak, vatandaşın devlete olan güvenini sarsmak ve kaos ortamı yaratmaktır. Bu yönüyle terör, yalnızca güvenlik sorunu değil; aynı zamanda toplumsal barışı ve birlikte yaşama iradesini hedef alan çok boyutlu bir tehdittir.

Terörizmin sürdürülebilirliğini sağlayan en önemli unsur ise finansmandır. Terör örgütleri; uyuşturucu, sigara, akaryakıt, göçmen, silah ve emtia kaçakçılığı, tarihi eser kaçakçılığı, yolsuzluk, gasp, hırsızlık, fidye, şantaj, haraç toplama, sözde vergi uygulamaları ve sahtecilik gibi suç faaliyetleriyle kendilerini beslemektedir. Bunun yanında, bazı ülkeler tarafından sağlanan uluslararası destekler de çoğu zaman gayri ahlaki ve hukuk dışı yöntemlerle örgütlere ulaştırılmıştır.

Siirt özelinde bakıldığında, “Rojava” söylemi üzerinden yürütülen motivasyonun, geçmişte güneydeki bir ülkede bağımsız bir devlet kurma hayali ve stratejileriyle bağlantılı olduğu görülmektedir. Ancak bu hayali destekleyen ülkelerin zamanla desteğini çekmesi, ilgili terör hareketi açısından ciddi bir travmaya dönüşmüştür. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:
    1.    Güçlü devletlerin bölgesel çıkarlar uğruna desteklediği terörün, er ya da geç kendi topraklarında da güvenlik tehdidine dönüşmesi,
    2.    Küresel ölçekte ABD karşıtlığının artması,
    3.    Terörün finansmanının giderek daha maliyetli hale gelmesi,
    4.    Uyuşturucu ve kaçakçılık faaliyetlerinin destekçi ülkelerin kendi toplumlarına, özellikle de çocuklarına zarar vermesi,
    5.    Terör örgütlerinin üretmeyen, aksine tüm üretim süreçlerini sabote eden bir karaktere sahip olması,
    6.    Terör örgütü mensuplarının siyasi sığınmacı olarak kabul edilmesinin ülkelerde ciddi sosyal ve güvenlik sorunları doğurması.

Bu nedenlerle, teröre verilen desteğin uzun vadede sürdürülebilir olmadığı açıkça görülmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Kürt vatandaşlarıyla ilgili yaklaşımı da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Yaklaşık kırk beş yıldır PKK terör örgütünün yürüttüğü şiddet eylemlerine rağmen, Türk devleti ve Türk halkının sergilediği sabır ve tahammül dikkate değerdir. Açık bir gerçektir ki, Kürt halkına en yakın kardeş Türk milletidir ve bu kardeşlik son kırk beş yılda defalarca fiilen gösterilmiştir.

Terörün hiç kimseye faydası yoktur. Haklarını savunduğunu iddia ettiği bir milletin en temel haklarını ihlal eden bir örgüt, önce o milletle yüzleşmeli, hesaplaşmalı ve helalleşmelidir.

Siirt, terörden uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödemiştir. Yaralar henüz tam anlamıyla sarılmamışken, “Rojava” gibi yeni motivasyonlar üzerinden toplumu yeniden istismar etmeye çalışmak, bölgeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu tür söylemlerin ellerinden alınmasıyla, terör üzerinden siyaset yapan bazı yapıların da ömrünün tamamlanacağı açıktır.

Toplumsal barış, kardeşlik ve ortak gelecek; terörle değil, karşılıklı anlayış, adalet ve samimiyetle inşa edilebilir.

Artı Siirt Haber Ajansı

Bakmadan Geçme