Cüneyt Arıtürk

MİSAK-I MİLLİ'NİN İLÂNI VE İSTANBUL'UN İŞGÂLİ!

Cüneyt Arıtürk

Birinci Cihan Savaşının galipleri konumunda olan İtilaf devletleri 16 Mart 1920’de İstanbul’u işgal etmişlerdi. İşgalden 2,5 ay kadar önce son Osmanlı Mebusan Meclisinde önemli bir karar alınmıştı. Bu son Osmanlı Mebusan Meclisinin belki de tarihte aldığı en onurlu karar buydu. Osmanlı Mebusan Meclisi

28 Ocak 1920’de (AHD-I MİLLİ BEYANNAMESİ) ADI ALTINDA TARİHİ BİR KARAR ALMIŞ VE YAYIMLAMIŞTI. Osmanlıca olan bu deyimin karşılığı (MİSAK-I MİLLİ) olarak vurgulanmaktadır.

17 Şubat 1920 tarihinde bütün dünyaya ilân edilen bu deyimi, günümüze göre daha da sadeleştirerek

(ULUSAL ANT)

şeklinde de kullanabiliriz.

Evet,

s

on Osmanlı Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 2020’de

“AHD-I

MİLLİ BEYANNAMESİ

adıyla kabul edilen, daha sonra adı

MİSAK-I MİLLİ

olarak değiştirilen bu tarihi deyim 12 Şubat 1920 tarihinde Edirne mebusu Şeref Bey tarafından bütün dünyaya basın yoluyla bildirilmesi önerisinde bulunulmuş, bu öneri üzerine 17 Şubat 1920 günü alınan kararlar bütün dünyayla paylaşılmıştır.

Misak-ı Milli, Kurtuluş Savaşı döneminde vatanın mevcut sınırlarını belirleyen 6 madde içeren bir belgedir. Misak-ı Millî’nin günümüz Türkçe’sindeki anlamı

“MİLLİ YEMİN”

olarak bilinmektedir.

Bu bildirinin hazırlanması için Ankara’da 1920 tarihinde çeşitli toplantılar yapılmaktaydı. Bu toplantılar Milli Mücadele’nin hazırlığı niteliğinde olan kararların belirlenmesi için oldukça önemli bir yere sahipti. Hazırlanan

MİSAK-I MİLLİ

taslağı Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin yaptığı görüşmelerden sonra mecliste görüşülmüştür. Daha sonra bu kararlar meclise sunulmuş ve oy birliği ile kabul edilmiştir. Bu kararların kabulü ve yayınlanmasıyla ilgi bazı konular açıklığa kavuşturulamamıştır. Beyannameyle ilgili görüşmeler ve metinler Mebusan Meclisi’nin zabıtlarında da bulunmamaktadır. Bu sebeple görüşmelerin Felah-ı Vatan grubunun içinde görüşülerek karar verildiği ihtimali de düşünülmektedir.

Son Osmanlı Mebusan Meclisi Misak-ı Milli kararlarını alırken bu belgede barış antlaşmasının şartları belirlenmiş ve eğer bu şartlar doğrultusunda anlaşma sağlanamazsa yapılacak olan Kurtuluş Mücadelesinin hedefleri bildirilmiştir. İtilaf Devletleri bu belgeye büyük bir tepki göstermiştir ve tepkisini sert bir şekilde belli etmiştir. Verdiği tepkilerden en büyüğü ve sonuncusu da İstanbul’u tamamen işgal etmek olmuştur. İtilaf Devletleri zaten 1919’dan beri İstanbul’u işgal ediyordu. Ancak bu bildiriden sonra 1920’de resmen İstanbul işgal edildi. Mebusan Meclisini basarak bazı milletvekillerini tutukladılar. Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak bu olaydan sonra Mustafa Kemal’in yanında yer almıştır.

MİSAKI MİLLİ KARARLARI

*Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür, kesinlikle bölünemez.

*Mondros Antlaşması imzalandığında işgal altında olmayan Osmanlı toprakları bölünmez bir bütündür. Mondros imzalandığı sırada işgal altında bulunan bölgelerin ve Arap topraklarının geleceğine, bu bölgede yaşayan halk karar verecektir. Halk oylamasıyla bu toprakların durumu belli olacaktır. Yani Araplar kendi geleceklerine kendileri karar vereceklerdir.

*Batı Trakya ve Elviye-i Selase dâhilinde bulunan Kars, Ardahan ve Batum’un durumu, Arap bölgelerinde olduğu gibi yine halk oylamasıyla karara bağlanacaktır. Yani bu bölgede yaşayanlar eğer gerekirse kendi geleceklerine kendileri karar verecektir.

*Türkleri mali, idari ve siyasi yönden etkileyecek olan engeller yani uzun süredir ülkemizi her açıdan engeller nitelikte olan kapitülasyonlar kesinlikle kabul edilmeyecektir.

*İstanbul ve Çanakkale boğazlarının güvenliği ve tehlikeden uzak tutulması ile ilgili önlemler alınacak ve bu boğazların ticaret gemilerine açılıp açılmaması ile ilgili kararlar Türkiye ile birlikte ilgili devletlerarasında yapılacak olan anlaşmaya göre belirlenecektir.

*Ülkemizde yaşayan Hristiyan ve diğer azınlıklara, diğer ülkelerde Müslümanlara tanınan haklar kadar hak tanınacaktır. Yani Müslümanların kullandığı haklar ile bu azınlıkların hakları eşit hale getirilecektir.

MİSAK-I MİLLİ’NİN SONUÇLARI

*Kararlar 1920 tarihinde Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmiştir.

*Kongredeki kararlar “

Misak-ı Milli Kararları

” adıyla resmi bir hale getirilmiştir.

*Kurtuluş Savaşı’nın hedefleri ve yöntemleri resmen belirlenmiş ve kabul edilmiştir.

*Sadece ulusal bağımsızlıkla ilgili kararlar alınmış, ulusal egemenliğe bu bildiride yer verilmemiştir.

*Milliyet Prensibi kabul edilmiştir.

*Mondros Antlaşması imzalandıktan sonra ki topraklarımızın milli sınır olduğu belirtilmiştir.

MİSAK-I MİLLİ KARARLARINDAN

SONRA İSTANBUL’UN İŞGALİ

Bu bildirideki kararların Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmesi sonucunda İtilaf Devletleri bu kararlara karşı çıkmış ve büyük bir tepki göstermiştir. Bu tepki sonrasında 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri İstanbul’u resmen işgal etmiştir. İtilaf Devletleri, Mebusan Meclisi’ne baskın yapmış ve bu baskın doğrultusunda meclis kapatılmıştır.

Bazı milletvekillerini tutuklama kararı alınmış ve Malta’ya sürgün edilmiştir. Meclis, 11 Nisan 1920 tarihinde padişahın kararı ve yetkisi ile kapatılmıştır. Meclisin kapatılmasından sonra Salih Paşa Hükümeti’nin yerine Damat Ferit Hükümeti gelmiştir. Bu gelişmeler üzerine Temsil Kurulu da yeni bir meclisin açılması için çeşitli çalışmalar yapmaya başlamıştır.

MİSAK-I MİLLİ’NİN ÖNEMİ

*Misak-ı Milli, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalandığı zamandaki Osmanlı sınırlarını kapsamaktadır. Bu zamandaki bize ait olan topraklara göre Türkiye’nin milli sınırları çizilmiştir.

*Bu milli yeminde belirlenen kararlara göre barış antlaşmasında Türkiye’nin kabul edebileceği şartlar belirlenmiştir.

*Askeri, ekonomik ve siyasi bağımsızlıktan ödün verilmeyeceği belirtilmiştir.

*Belirlenen sınırlar meclis onayından geçmiş ve alınan kararlar meclis tarafından uygulanmıştır.

*Bu kararlarla birlikte halka milliyetçilik kavramı yerleşmiş ve bu kavram herkes için çok önemli bir konuma gelmiştir.

*Uzun süredir egemen olan ümmetçilik anlayışının yerini ulusçuluk anlayışı almıştır.

*Bu kararlarla birlikte Türk halkının hakları belirtilmiştir.

*Yıllardır büyük bir sorun olan kapitülasyonlara Millet Meclisi ilk kez büyük ve sert bir tepki göstermiştir.

*Bu kanun Mebusan Meclisi’nde kabul edilen son kanun olmuştur.

*Ulusal devlet anlayışının kabul edilmesi için bu kanun önemli bir etken olmuştur.

*Mustafa Kemal’den daha önce çeşitli sebeplerle alınan askerlik hakları geri iade edildi.

*Misak-ı Milli’nin temelinin, Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan

“Milli sınırlar içerisinde vatan parçalanamaz bir bütündür”

kararıyla sağlandığını söylesek yanılmış olmayız. Bu kararlar sayesinde Türk vatandaşların aklına milliyetçilik düşüncesi tamamen yerleşmiştir. Bu kararların Wilson Prensipleriyle çelişmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu ulusal yemin de görüşülen konulardan biri de Osmanlı borçlarıdır.

*Bildiri ilk defa Londra Konferansı’nda dünyaya duyurulmuştur. Misak-ı Milli’ye göre ülkemizin sınırları günümüze uygun bir şekilde çizilmiştir. Değişen şartlar sebebiyle çizilen sınırlardan bazı tavizler verilmiştir; ama genel olarak çizilen şartlar günümüzün sınırlarıyla hemen hemen aynı olarak karşımıza çıkmaktadır. Londra Konferansı’nda duyurulan bu bildiri ile Türkiye Cumhuriyeti ve bağımsızlığı kesin olarak diğer ülkeler tarafından tanınmış ve kabul edilmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları