Coronavirüs salgını olabildiği kadarıyla hayatımızı ve en önemlisi zihinlerimizi alt üst etmeye, bizleri korkudan bir sıtmalı gibi titretmeye devam ediyor. Bazı bilim insanları ve medyanın bir bölümü bilerek veya bilmeyerek bir korku tüneline girmiş olan insanların; korkularına yaptıkları açıklama ve haberlerle tuz biber ekiyorlar. Gerçekten bazı açıklamaların korkuyu arttırmaktan başka topluma hiçbir yararları yok ve korku katsayısının hızlı bir biçimde yükselmesine neden oluyorlar.
Tam tabiriyle her kafadan ayrı bir sesin çıktığı ya da Arapça bir deyimimizde olduğu gibi “Aşra fi dara me taku misku fara” yani on kişi küçük bir alanda ama bir fareyi yakalayamadılar diye nitelendirebileceğimiz bir dönemden geçiyoruz. Bütün dünya gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüsle başa çıkamıyor. Bilen, bilmeyen, yetkili olan olmayan konuşuyor. Konuştuklarının sorumluluğunun bilincinde olanlar gerçekten az.
Televizyon ekranlarının, gazete sayfalarının neredeyse tümü coronavirüs haber ve açıklamalarına ayrılmış durumda. Nereye el atsak, nereye dönsek, hangi konuda sohbet edersek edelim, konu dönüp dolaşıp coronavirüs’e geliyor. İşte bu ortamda insan; açık net, mümkün mertebe tıbbı terimlerden arındırılmış ve anlayabileceği seviyedeki bilgilere ihtiyaç duyuyor ve bu bilgilerle rahatlıyor.
Bu nedenle her gece televizyon ekranlarında onlarca program gerçekleştiriliyor ve Bilim insanları açıklamalar yapıyor. Bu programlara katılan bilim insanlarından üç tanesi, üç hemşerimiz dikkat çekti. Siirt Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Vefik Arıca, Acil Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Cander ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kadriye Yaşar Kart… Her üçü de katıldıkları televizyon programlarında yaptıkları açıklamalar ve uygulanabilir gerçekçi önerileriyle vatandaşları aydınlattılar, bir anlamda rahatlamasını sağladılar ve aynı zamanda yetkililere de rehberlik ettiler.
Bir örnek vermek gerekirse; Prof.Dr.Vefik Arıca’nın küçük yaşlardaki çocukların market ve pazarlara alınmaması yönündeki önerisi önce İstanbul ve ardından Ankara Valiliği tarafından dikkate alındı ve uygulamaya konuldu.
Yine Prof.Dr. Kart’ın haftalar öncesinde olmamıza rağmen Ramazan ayında coronavirüs nedeniyle oruç tutulup tutulamayacağına ilişkin olarak sorulan soruya da cevabı çok dikkat çekici ve güzeldi.
Bunlarla beraber Siirt’le bağlantısı olan bir başka akademisyenimizde göz doldurdu. Gelinimiz Prof.Dr.Vefik Arıca’nın eşi Sağlık Bilimleri Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Seçil Arıca..O da bu konuda yaptığı açıklamalarla vatandaşı bilimsel bir şekilde bilgilendirmeye çalışıyor.
Sayılarının artması dileğiyle her üç hemşerimizi ve gelinimizi kutluyoruz. İyi ki varsınız…