Yıl 1920 li yıllar; Ülkemizin her tarafı işgal edilmiş.. Silah yok, erzak yok.. Hatta giyecek bile yok.. Mevsim kış.. Zemheri soğuklar insanları donduruyor.. Ama bu insanların çok daha zor şartlara dayanmasını sağlayacak gizli güçleri vardı.
O da imanları ve bu imanın getirdiği birlik ve beraberlik duygusudur.
Bu gizli güç bütün düşmanlarla ve zorlu kış şartlarıyla başa çıkmamızı sağladı.
Sonunda Cumhuriyete kavuştuk.
Bu yıl Cumhuriyetin 100. yılını kutlamaya hazırlanırken, yeni bir savaşla karşı karşıyayız.
Yüzyılın en büyük doğal afeti, depremler.. Kahramanmaraş’ta meydana gelen deprem, hepimizi yüreklerimizden yaraladı.
Şimdi yaraları sarma zamanı.
Tıpkı yüz yıl öncekine benzer bir mücadelenin içindeyiz.
Daha henüz ilk günlerdeyiz.. Gördüğümüz manzaralar insanı duygulandırıyor ve Kurtuluş Savaşına ilişkin olarak okuduğumuz ve büyüklerimizden duyduğumuz o güçlü imanın oluşturduğu muhteşem manzaraları hatırlatıyor.
Herkes bir Nene Hatun, herkes bir Satı bacı, herkes bir Sütçü İmam, herkes bir Şahin bey olmuş ve bu kanamayı durdurmaya, yarayı sarmaya çalışıyor.
Elbette temenni etmeyiz, ama biz bu imanımızı korudukça, bu birlik ve beraberliğimizi korudukça nice afetlerin üstesinden geliriz.