Ekonominin kitabını yazdıklarını söyleyenlerin, ülkenin ekonomisini ne hallere düşürdüklerini görünce (YA EKONOMİNİN BAŞINA KİTAPSIZLAR GELİRSE HALİMİZ NE OLUR) diye düşünmemek elde değil. İki türlü KİTAPSIZ vardır. KİTAP OKUMAYANLAR için bu deyimi kullanabiliriz ama, dini görüş açısından KİTAPSIZLAR olarak tanımlanan EZİDİLER vardır. Ancak, KİTAPSIZLIK o kadar küçültücü bir deyim ki, EZİDİLER bile artık
(KİTABE RAŞ=KARA KİTAP)
adı verilen bir kitaplarının olduğunu söylemektedirler.
Ekonominin kitabını yazanlar sayesinde dolar 10 TL, Cumhuriyet altını 4 Bin TL olurken, iğneden ipliğe her şeye peş-peşe zamlar yapılmakta. Dün sabah şekere yapılan yüzde 25 oranında zamla uyanınca,
KİTAP EHLİNİN
yine de insaflı oldukları kanaatine vardık. Bu zammı kitapsızlar yapsa, oranını yüzde 50’nin altında tutmazlardı.
İyi ki Türkiye’yi KİTAP OKUYANLAR, YAZANLAR YÖNETİYORLAR DA, EKONOMİMİZ KİTAPSIZLARIN ELİNDE DEĞİL.
Zaman-zaman kullandığımız bir deyim vardır. Özellikle kızdığımız anlarda ve durumlarda
(VAY
KİTAPSIZ, VAY!)
deriz ya! Şükürler olsun ki, kitapsızlar tarafından değil,
KİTAP YAZANLAR
tarafından yönetiliyoruz da, Avrupa’da bile RAFLAR BOŞKEN, büyük bir kriz yaşanıyorken,
bizdeki EHL-İ KİTAP SAYESİNDE, ve KORONAVİRÜS PANDEMİSİNE RAĞMEN DURUMUMUZ OLDUKÇA İYİ…
Ekonominin kötü gittiği havasını uyandırmak isteyen KİTAPSIZLARA bakarsanız, enflasyon üç haneli rakama ulaşabilirmiş. Oysa, ekonominin kitabını yazanların söylemlerine kulak verilse, yemek porsiyonu küçültülse, doğalgaz, elektrik kısıtlansa, çay-simide talim edilse, vasıtalara binerek dolmuşlara para vermek yerine, sağlıklı yürüyüş niyetine TABANVAYA ağırlık verilse, ekonominin ne kadar iyi olduğu anlaşılacaktır.
Vatandaş olarak bizlere düşen EKONOMİNİN KİTABINI YAZANLARIN YAPTIKLARINI YAPMAK DEĞİL, DEDİKLERİNİ YAPMAKTIR. O’nlar varsın ejder şerbeti de içsinler, altlarına lüks arasbalar çeksinler. Onlar özel insanlardır, YÜCE RABBİMİZİN (YÜRÜ YA KULUM) hitabına mazhar olmuşlar cümlesindendirler. Biz, onların yaptıklarını yapmakla değil, söylediklerini yapmakla mükellefiz.
İYİ Kİ, TÜRKİYE’Yİ EKONOMİNİN KİTABINI YAZANLAR YÖNETİYOR. ALLAH KORUSUN, YA KİTAPSIZLAR İŞ BAŞINA GELİRSE, HALİMİZ NE OLACAK!!!
HELALLEŞME ÜZERİNE!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Benim liderliğini yaptığım partinin de geçmişte yarattığı derin yaralar vardır. Uzun süredir de önce bu yaraları yaratan o sistemi değiştirmekle uğraştım. Şimdi ise dışarıya dönme zamanı. Ben bu yaraların kapanması için helallik isteme, helalleşme yolculuğuna çıkıyorum” söylemi son günlerin en çok tartışılan konulardan biridir.
Kılıçdaroğlu (HELALEŞME) derken neyi kastediyor. Kiminle helalleşecek. ATATÜRK DÖNEMİ için mi, İNÖNÜ dönemi için mi HELALLİK DİLEYECEK! Bu iki büyük devlet adamının dönemleri için HELLALLİK DİLEYECKSE, boşuna zahmet etmesin. Millet, bu iki kahramana da HAKLARI VARSA, ANALARININ AK SÜTÜ GİBİ HELAL ETMİŞTİR. Zaten, ATATÜRK ve İNÖNÜ dönemlerinden sonra CHP’nin gerçek anlamda bir iktidarları yoktur. 1950’li yıllardan bu yana Türkiye’yi sözde SAĞ ağırlıklı siyasi partiler ve simalar yönetmişlerdir. ECEVİT’İN kısa süren ve koalisyonlarla yürüttüğü Başbakanlık döneminde de millet ile helalleşmesini gerektirecek olumsuzluğu olmamıştır.
Bu millet, İstiklal Savaşlarımızın kahramanları ATATÜRK ve İNÖNÜ dönemlerinde helalleşilmesi gereken hallere düşmemiştir. O zamanın koşullarında ülkenin menfaati neyi gerektiriyorsa yapılan o olmuştur. Türk Milleti, Kıbrıs Barış harekatlarını gerçekleştiren ECEVİT’e de medyun-u şükrandır. Asıl helalleşmeleri gerekenler varsa, 60 yıldan beri Türkiye’nin başına tebelleş olan din istismarcıları yöneticilerdir.
Hem, Sayın Kılıçdaroğlu, hiç iktidar olmamış ki, milletle helalleşsin. Önce, iktidar olsun, hata yaparsa helallik dilesin! (Her koyun kendi bacağından asılır) deyimini de asla unutmasın.
Sayın Kılıçdaroğlu, (HELALLEŞELİM) derken, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, CHP’nin gelmiş geçmiş genel başkanları üzerinden prim yapmak istiyorsa, bu çok yanlıştır. Türk Milletinin ATATÜRK’E DE, İNÖNÜ’YE de MİNNET BORCU VARDIR. Anıtkabire yapılan ziyaretlere yoğun ilgi bunun kanıtıdır. NE ATATÜRK, NE İNÖNÜ İSLAM DİNİNİN ALEYHİNDE DEĞİLLERDİ. DİNİ DUYGULARIN İSTİSMAR EDİLMESİNİN ALEYHİDEYDİLER. TEHLİKENİN FARKINDAYDILAR. DURUM BUNDAN İBARETTİR…
Hiç kimsenin ATATÜRK VE İNÖNÜ ADINA, MİLLETLE HELALLEŞMESİ GİBİ BİR HAKKI VE YETKİSİ YOKTUR!!!
AMAÇ, HASTALARIDAN KORUMAK!
Şeker fiyatına yüzde 25 zam yapıldı. Yetkililerin, vatandaşların sağlığını ne kadar düşündükleri bu zamdan da belli.
Bilindiği gibi sağlık yönünden zararlı olarak bilinen üç madde vardır. ŞEKER, TUZ VE UN!
BU ÜÇ BEYAZ, Kalp krizi, felç ve kanser gibi hastalıkların en önemli nedenleri arasında, sayılırlar! Şeker tüketmez ya da çok az tüketirsek şekerimiz yükselmez, kalp krizi riski azalır. Felçler ve kanserler de önlenir. bağışıklık sistemimiz güçlenir.
Bundan birkaç gün önce ekmeğe de yine yüzde 25 oranında zam yapılmıştı. Sıra tuzda.
Vücut sağlığımızı ne kadar düşündüklerini ekmeğe ve şekere yaptıkları zamlarla ispatlayan devlet yöneticilerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sırada tuz var. Tuz, çok ucuz. Yüzde yüz oranında bir zam yapılsın ki, işe yarasın!
TAŞLAMALAR
HELALLEŞMEK İYİ DE
KİMLE, KİMİN ADINA
ATATÜRK, İNÖNÜ MÜ
ZULEMTMİŞ TÜRK HALKINA
BELLİ (HER KOYUN KENDİ
BACAĞINDAN ASILIR)
ZALİM, ÖZÜR DİLERSE
HELALLEŞMEK SAYILIR
NE ATATÜRK ZULMETMİŞ
NE İNÖNÜ MİLLETE
MİLLET MEDYUN-U ŞÜKRAN
BİLİN İKİSİNE DE
ZAMAN, ZEMİNE UYGUN
İŞLER YAPILMIŞ BİLİN
SORGULAMA HAKKI YOK
O DÖNEMİ KİMSENİN