Ahmet Arıtürk

DEPREM ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK!!!

Ahmet Arıtürk

Devlet yöneticilerimiz 6 Şubat 2023 günü yaşanan, 10 İlimizde büyük can ve mal kaybı yanında maddi/manevi yıkımlara yol açan depremler konusunda

(DEPREM ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLARA YAZIKLAR OLSUN)

diyorlar! Gerçekte, bu cümlenin kendisi bile başlı başına bir siyasi ifadeyi içermektedir. Bu cümleyi kuran devlet yetkilileri, özetle şöyle demek istemektedirler:

*(Geliyorum) diyen depremi, yetkili kurum ve kuruluşların görmezden geldiklerini ve 20 yıldan beri hiçbir tedbir almadıklarını söylemeyiniz.

*Deprem vergilerinin, depreme karşı tedbir almak için değil de nerelere harcadığını sormayınız.

*Depreme müdahale açısından çok önemli olan ilk 24 saati nasıl ve neden heba ettiğimizi sorgulamayınız.

*Depremin ilk iki günü askerleri neden deprem sahasına sokmadığımızı dillendirmeyiniz.

*Yıkılan binalar arasında kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların çoğunlukta olduğunu yaymayınız.

*Daha birkaç yıl önce yapılan köprülerin, yolların nasıl çöktüğünü anlatmayınız.

*Depremzedelere moral vermek için Devlet kurum ve kuruluşlarının nasıl canla başla çalıştıklarını söyleyiniz. Yalandan da olsa destekleyiniz.

*Deprem bölgesinde açlık, susuzluk, perişanlık yaşandığını, elektrik, akaryakıt, ilaç,  hatta ekmek bulunmadığını, birçok enkazda daha çalışma başlatılmadığını, tek bir kazmanın bile vurulmadığını anlatmayınız.

*Reisin, depremin ilk gecesinden itibaren her gece teheccüt namazına kalkarak YÜCE RABBİMİZİN HUZURUNDA ümmeti için nasıl yalvarıp yakardığını anlatınız.

*Depremlerin, kader olduğunu ve önlenmesinin mümkün olamayacağını yayınız.

*Depremlerde yaşamlarını yitirenlerin manen ŞEHİTLİK, yaralılarının GAZİLİK MERTEBESİNE ulaştıklarını, ölenlerin doğrudan cennetlik olduklarını anlatınız.

*Deprem için toplanan vergilerin, BEŞLİ ÇETELERE GİTTİĞİNİ yayarak, milleti, AKP iktidarına karşı kin ve husumete yönlendirmeyiniz.

Evet, devlet yetkililerinin, (Deprem üzerinden siyaset yapılmasın) derken söylemek istediği özetle budur.

Biz de diyoruz ki, muhalefet partileri bu gerçekleri dile getirmezlerse asıl o zaman görevlerini yapmamış olacaklar.

Hem bu hamur, daha çok su kaldırır!

DEPREMDE YAŞANANLARI

(KADER) DEYİP, GEÇİŞTİREMEYİZ!

AKP’li Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşanan afetlerle ilgili söylemleri hiç değişmiyor.

“Bunlar kaderin bir plânı”

diyerek suçu kadere yüklüyor. Maden facialarında da hep kaderi suçladı, Deprem felaketlerinde de aynı minval üzerinden kaderi suçluyor. Aynı Erdoğan’ın 2003’te yaşanan Bingöl depremi için

“OLAY, ‘KADER’ DENİLEREK GEÇİŞTİRİLEMEZ” buyurduğunu anımsatalım.

Peki, imanın şartları arasında yer alan

(KADERE

İNANMAK)

konusunda din bilginleri ne diyorlar. Yorumlar, oldukça değişik, hatta birbirinin zıttı yorumları var.

Hulefâ-yi Raşidin (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali) dönemlerinde de zihinlerde soru işaretleri uyandıran

(KADER)

konusu, Müslümanlar arasında vuku bulan siyasî ve içtimaî bazı olayların tesiriyle ashap devrinin sonlarına doğru canlı bir şekilde tartışılan meselelerin başında yer almıştır. Bazılarının telakkisine göre Emevî saltanatını kuran Muâviye b. Ebû Süfyân, icraatını meşrulaştırmak amacıyla kader inancını cebir doğrultusunda yorumlayarak kendisini devlet başkanı yapanın ve icraatını yaratanın Allah olduğunu, dolayısıyla bütün işlerinde isabetli davrandığının kabul edilmesi gerektiğini söylemiştir. Daha sonra bu cebirci görüş Cehm b. Safvân’ın yanı sıra Emevîler’i destekleyen kitlelerce benimsenmekle birlikte bazı âlimlerce eleştirilmiştir. Bunların başında Ma’bed el-Cühenî gelir. Ma’bed, Emevîler’in kadere ilişkin yorumlarını reddederek hocası Hasan-ı Basrî’nin görüşüne başvurmuş, o da kaza ve kaderi inkâr etmenin mümkün bulunmadığını, fakat kaderi kulları günah işlemeye zorladığı şeklinde anlamanın Allah’a yapılmış en büyük iftira olduğunu belirtmiştir.

Gerçekte kader, rızası dahilinde olsun olmasın,

YÜCE RABBİMİZİN

olmuş ve olacakları sonsuz ilmiyle bilmesidir. Rızası dahilinde olmayan işlerin sorumluluğu insanlara aittir. Bunun gibi depreme karşı alınması gereken ölmeler varken, sorumlu mevkilerde olup, tedbir almayanlar, ölenlerden, yaralananlardan, meydana gelen mal ve can kayıplarından sorumludurlar…

Yani, Sayın Erdoğan’a yine kendi ifadesiyle cevap verelim.

DEPREMDE YAŞANAN BÜYÜK FELAKETİ (KADER) DİYEREK GEÇİŞTİREMEYİZ!

TAŞLAMA

YIL İKİBİNYİRMİÜÇ

ŞUBAT’IN ALTISINDA

DEPREM VURDU YURDUMU

YÜREĞİMİ ASLINDA

KAHRAMANMARAŞ, HATAY,

GAZİANTEP, ADANA

AĞLAYALIM GELİNİZ

CANIM ADIYAMAN’A

DİYARBAKIR VE KİLİS

OSMANİYE SARSILDI

YIKILDI DEPREM İLE

GAZİ KENT ŞANLIURFA

MALATYA AĞIT YAKTI

DEPREMDE ÖLENLERE

SİİRT, MERSİN, ELAZIĞ

SARSILDI HAFİFÇENE

ONSEKİZBİN ÖLÜ VAR

YETMİŞBİN DE YARALI

SAYMAK MÜMKÜN OLMADI

YIKILAN BİNALARI

BU FELAKET KADER Mİ

SORUMLUSU YOK MUDUR

DEPREM VERGİLERİNİ

NEREYE HARCADILAR

Yazarın Diğer Yazıları