Velilerin CİMER başvuruları eğitimde yeni bir tartışma başlattı
Velilerin öğretmenler hakkında CİMER'e ilettiği bazı şikayetler, eğitimde şikayet mekanizmasının amacı ve sınırlarını yeniden gündeme getirdi. Eğitimciler, kişisel memnuniyetsizliklerin resmi başvuru kanallarını meşgul etmesinin, gerçekten acil ve çözüm bekleyen sorunların geri planda kalmasına yol açtığını vurguluyor.
Velilerin öğretmenler hakkında CİMER’e yaptığı bazı şikayetler, eğitim camiasında tartışma yarattı. Mesajlara geç cevap verilmesi, kırmızı kalem kullanımı, öğretmenin sosyal medya paylaşımları, sınıf içindeki küçük uygulamalar ve kişisel yaşamına dair detayların dahi şikayet konusu yapılması dikkat çekiyor.
Eğitimciler, bu tür başvuruların öğretmenler üzerinde gereksiz baskı oluşturduğunu ve öğretmen-veli ilişkisini zedelediğini belirtiyor. Uzmanlara göre CİMER, hak ihlalleri ve acil çözüm bekleyen gerçek sorunlar için önemli bir başvuru mekanizması. Ancak günlük ve öznel memnuniyetsizliklerle meşgul edilmesi, gerçekten ciddi sorunların iletilmesini ve çözülmesini zorlaştırıyor.
Ortak görüş, velilerin eleştiri hakkını daha bilinçli kullanması ve CİMER’e yapılan başvuruların kişisel hassasiyetlerden ziyade gerçek ve öncelikli sorunlara odaklanması gerektiği yönünde.
İşte velilerin, öğretmenler hakkında CİMER'e yazdığı bazı şikayetler:
• Dün saat 23.30’da ödevle ilgili soru sordum. Hoca hanım çevrimiçi olduğu halde cevap vermedi, görüldü attı.
• Hoca kırmızı kalemle hata düzeltiyormuş. Kırmızı renk şiddeti ve kanı çağrıştırıyor. Çocuğumun bilinçaltına saldırı var. Yeşil kalem kullanılsın, duayı sevsin.
• Öğretmen Instagram hesabında lüks restoranda kebap yerken fotoğraf paylaşmış. Sınıfta durumu olmayan, fakir fukara öğrencisi var; canı çeken çocukları hiç mi düşünmüyor? Bu ne görgüsüzlük!
• Hocanın arabası çok eski ve kirli, okulunun önünde duruyor. Çocuğun vizyonsuz yetişecek diye korkuyorum.
• Yıl sonu gösterisinde benim kızıma 'ağaç' rolü vermişler. Benim kızım sınıfın en güzeli, neden başrol değil? Öğretmen taraflı davranıyor.
• Çocuğum kalemini açarken çöpü yere dökülmüş. Hoca da “kendin topla” demiş. Benim çocuğum elin çöpünü mü toplayacak? Çocuğumu temizlikçi olarak mı kullanıyorsunuz? Şikayetçiyim.
• Sınıfta gürültü olunca düdük çalmış. Benim çocuğumun kulakları çok hassas. Eve geldiğinde 'kulağım çınlıyor' dedi. Resmen sınıfta gürültü şiddeti uygulanıyor.
• Öğretmen sınıftaki saksıyı benim oğluma sulatıyormuş. Ben çocuğumu oraya bahçıvan olsun diye mi gönderiyorum? Kendi çiçeğini kendi sulasın.
• Nöbetçi öğretmen kantinde sucuklu tost yemiş. Benim çocuğum o sırada elma yiyordu. Sucuk kokusunu alınca morali bozulmuş. 'Ben neden elma yiyorum?' diye ağlayarak eve geldi. Öğretmenin çocukların önünde iştah açıcı şeyler yemesi yasaklansın, gerekirse kantine girmesin.
• Çocuğun çantasına her gün Nutella koyuyorum. Hoca 'sağlıklı beslen' demiş. Sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun? Parasını sen mi veriyorsun? Beslenme çantası mahremdir.
• Öğretmen hanım profil fotoğrafına çiçek koymuş. Biz onun yüzünü görmek istiyoruz, çiçek ne alaka? Kendini mi saklıyor, bir vukuatı mı var? Araştırılsın.
• Öğretmenin evinde kedi beslediğini öğrendik. Benim çocuğumun kediye alerjisi var. Öğretmenin üzerindeki görünmez tüy ve pırıltılar sınıfa geliyormuş, çocuk hapşırıyor. Ya kediyi atsın ya da başka okula tayin olsun.
Bakmadan Geçme