- Haberler
- Siirt Haber
- Siirt'te okul soruşturması tartışması: Eğitim-Bir-Sen iddiaları sert dille yalanladı
Siirt'te okul soruşturması tartışması: Eğitim-Bir-Sen iddiaları sert dille yalanladı
Eğitim-Bir-Sen Siirt İl Başkanlığı, Eğitim-Sen tarafından yapılan basın açıklamasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklama, Murat Şeker adına kamuoyuyla paylaşıldı.
Eğitim-Bir-Sen Siirt İl Başkanlığı, Eğitim-Sen tarafından Siirt’te yapılan basın açıklamasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, sendikalarına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek sert ifadelerle reddedildi.
Memur-Sen Siirt İl Başkanı Murat Şeker adına yapılan açıklamada, Eğitim-Sen’in basın açıklamalarıyla sendikalarını hedef aldığı savunularak, “Kaç keredir konuşup iftira atıyorlardı. Susuyorduk edebimizden konuşmuyorduk ama artık konuşmak şart oldu” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Eğitim-Sen’in Siirt Özel Eğitim Uygulama ve İş Okulu’nda üyelerinin haksızlığa uğradığı, sürgün edildiği ve sendikal kayırmacılık yapıldığı yönündeki iddialarına değinilerek, söz konusu açıklamada “malum sendika” ifadesiyle Eğitim-Bir-Sen’in hedef alındığı belirtildi.
Sendika açıklamasında, bazı basın açıklamaları yoluyla doğrudan muhatap olmadıkları konularda suçlandıkları ileri sürülerek, Eğitim-Sen’in ideolojik yaklaşımlarının gerçekleri görmesini engellediği savunuldu.
Açıklamada ayrıca geçmiş yıllara atıf yapılarak, Siirt’te bazı okulların, sağlık ocaklarının, kütüphanelerin ve halk eğitim merkezlerinin yakıldığı dönemlerde Eğitim-Sen’in sessiz kaldığı öne sürüldü. O dönemlerde daha çok dar gelirli vatandaşların bu hizmetlerden faydalandığı belirtilen açıklamada, Eğitim-Bir-Sen’in ise “eğitim şarttır” diyerek eğitim faaliyetlerinin sürdürülmesi gerektiğini savunduğu ifade edildi.
Sendika açıklamasında geçmişte yaşanan bir sendika seçimi sürecine de değinilerek, bir okulda yapılan sendika seçimleri sırasında eğitimi engelledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmasının amaçlarının seçimleri engellemek olduğu ileri sürüldü.
Açıklamada, belediyede kayyım öncesi dönemde yaşanan işten çıkarmalara da değinilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Belediyede kayyım öncesi emekçi kıyımı yapıldığında sustuğunuzu unutmuyoruz. O vakitler insanları korkutmak ve kendi sendikanıza getirtmek için baskı unsuru olarak bu durumu kullandığınızı biliyoruz.”
Açıklamada ayrıca banka promosyonu ihalesi sürecinde de sendikalarına yönelik suçlamalar yöneltildiği belirtilerek, sürecin Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yürütüldüğü ve eğitimcilerin hakkının korunmaya çalışıldığı savunuldu.
Sendika, ortak basın açıklaması yapılması teklifine önce olumlu yanıt verildiğini ancak daha sonra Eğitim-Sen’in bu açıklamada birlikte yer almaktan vazgeçtiğini de öne sürdü.
Açıklamada, tartışmaların merkezinde yer alan okul soruşturmasına ilişkin sürece de ayrıntılı şekilde yer verildi. Buna göre, söz konusu okulda okul müdürünün hem öğretmenler hem de üyeleri olan müdür yardımcısı hakkında müfettişlere çeşitli suçlamalarda bulunduğu ve bu nedenle öğretmenler, okul müdürü ve müdür yardımcısı hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Açıklamada, müfettişlerin hazırladığı raporda sendika üyesi müdür yardımcısı hakkında herhangi bir ceza teklifinde bulunulmadığı, buna karşılık Eğitim-Sen üyesi bazı öğretmenler ve okul müdürü hakkında birden fazla ceza teklifi getirildiği ifade edildi.
Ancak soruşturma dosyasında isminin geçmesi nedeniyle Milli Eğitim tarafından müdür yardımcısına sehven yer değişikliği cezası uygulandığı belirtilen açıklamada, ilgili kişinin itirazı üzerine yapılan incelemede ceza almadığının ortaya çıktığı ve kararname iptal edildiği kaydedildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Üyemiz kendisine tebliğ edilen bir cezai işlemin olmadığını, dosya kapsamında suçsuzluğunun kanıtlandığını belirterek ceza verilemeyeceğini söyleyip itirazda bulundu. Yapılan incelemede hakikaten ceza almadığı ortaya çıkınca kararname iptal edildi. Üyemiz tüm bu süreçte bize haber vermeden kendisi görüşüp hatayı telafi ettirmiştir.”
Sendika açıklamasında ayrıca sendikal kayırmacılık iddiaları da reddedilerek, bir hukuksuzluk karşısında başka kişilerin cezalandırılması için girişimde bulunmalarının söz konusu olamayacağı vurgulandı.
Öte yandan, ceza alan bazı Eğitim-Sen üyelerinin kendilerine başvurduğu ve bu kişilere yardımcı olmaya çalıştıkları ancak sonuç alınamadığı da ifade edildi.
Açıklamanın sonunda Eğitim-Sen’e yönelik bazı sorular yöneltildi. Sendika, üyelerinin cezaları iki ay önce aldığı halde neden iki ay sonra kamuoyuna açıklama yapıldığını sordu.
Ayrıca kadrolu müdür yardımcısı olan sendika üyelerinin boşalan müdürlük görevine vekaleten atandığı, buna karşılık boşalan iki müdür yardımcılığı görevine ise Eğitim-Sen üyesi iki kişinin vekaleten görevlendirildiği belirtilerek bunun neden kamuoyuyla paylaşılmadığı soruldu.
Sendika açıklamasında ayrıca, “Üyelerinizin haksız yere ceza aldığını söylüyorsunuz. Biz de emekçilere yapılacak zulmü kabullenmeyiz. Ancak üyemiz ceza alsaydı haklı yere mi ceza verilmiş olacaktı? Üyemiz ceza alsa hoşunuza mı gidecekti?” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın sonunda ise “Sorularımızı şimdilik burada noktalıyoruz. Herkese hayırlı Ramazanlar diliyor ve konuyu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” denildi.
Valla bu meseleyi bilmiyorum ama görünen köy kılavuz istemez.Yandaş sendika olarak sizin Milli Eğitim Müdürlüğünde çözmeyeceğiniz iş yok.Sert açıklama yapmaya hiç gerek yok.Herkes sizin pozisyonunuzu biliyor.Eğitim camiasında çözülmesi gereken bir iş önce size gelir siz olur verdikten sonra Müdürlüğe gider.Siz çözülsün diyorsanız çözülür.Çözülmesin derseniz o iş olmaz.
Bakmadan Geçme