Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzmanlarından Tiroid Nodüllerinde Ameliyatsız Tedavi Açıklaması
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Radyoloji Uzmanı Emre Rohat Avcı ile Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Gökçınar, tiroid nodüllerinde girişimsel radyoloji yöntemleriyle uygulanabilen ameliyatsız tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan uzmanlar, toplumda oldukça sık görülen tiroid nodüllerinin her zaman ameliyat gerektirmediğine dikkat çekti. Uygun hastalarda girişimsel radyoloji yöntemleriyle cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi seçeneklerinin uygulanabildiği belirtildi.
Uzmanların verdiği bilgilere göre, erişkinlerin önemli bir bölümünde ultrasonografi ile tiroid nodülü saptanabiliyor ve bu nodüllerin büyük çoğunluğu iyi huylu özellik taşıyor.
Tiroid nodülü nedir?
Boynun ön kısmında bulunan tiroid bezi, metabolizmayı düzenleyen hormonların üretiminde önemli rol oynuyor. Tiroid nodülleri ise tiroid bezi içerisinde oluşan katı veya sıvı içerikli kitleler olarak tanımlanıyor.
Nodüller çoğu zaman belirti vermeden, farklı nedenlerle yapılan ultrasonografi sırasında tesadüfen fark edilebiliyor. Bazı nodüller ise boyunda şişlik, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses değişikliği veya estetik kaygılara neden olabiliyor.
Hormon üreten bazı nodüllerde ise çarpıntı, kilo kaybı ve aşırı terleme gibi hipertiroidi belirtileri görülebiliyor.
Girişimsel radyoloji yöntemleri kullanılıyor
Girişimsel radyoloji; ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya anjiyografi gibi görüntüleme yöntemleri eşliğinde, büyük cerrahi kesilere ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilen minimal invaziv tanı ve tedavi yöntemlerini kapsıyor.
Tiroid nodüllerinde kullanılan yöntemlerin başında İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) geliyor. Ultrasonografi eşliğinde ince bir iğneyle nodülden hücre örneği alınarak nodülün iyi veya kötü huylu olup olmadığı değerlendiriliyor.
Özellikle iyi huylu ve sıvı içerikli kistik nodüllerde ise etanol (alkol) ablasyonu uygulanabiliyor. Bu yöntemde nodül içerisindeki sıvı boşaltıldıktan sonra kontrollü şekilde etil alkol uygulanarak yeniden sıvı birikmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Katı nodüllerde termal ablasyon
Biyopsi sonucunda iyi huylu olduğu belirlenen katı nodüllerde ise Radyofrekans Ablasyonu (RFA), Mikrodalga Ablasyonu (MWA) ve Lazer Ablasyonu gibi termal ablasyon yöntemleri kullanılabiliyor.
Bu yöntemlerde ultrasonografi eşliğinde nodül içerisine ince bir prob yerleştirilerek kontrollü ısı enerjisi uygulanıyor. İşlem sonrasında nodülün aylar içerisinde küçülmesi, buna bağlı bası şikyetleri ve kozmetik sorunların azalması hedefleniyor.
Cerrahi kesi ve genel anestezi gerektirmiyor
Uzmanlar, girişimsel radyolojik yöntemlerin önemli avantajları arasında genel anestezi gerektirmemesi, boyunda cerrahi kesi ve belirgin yara izi oluşturmaması ve tiroid bezinin sağlıklı kısmının korunabilmesini gösterdi.
Hastanede kalış süresinin de oldukça kısa olduğu, hastaların büyük bölümünün aynı gün evine dönebildiği ve günlük yaşamına kısa sürede devam edebildiği belirtildi.
Her hasta için uygun değil
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları, girişimsel radyolojik tedavilerin her tiroid nodülü ve her hasta için uygun olmadığının altını çizdi.
Uygulanacak yönteme karar verilirken nodülün büyüklüğü, yapısı, biyopsi sonucu, hormon üretip üretmediği ve hastanın şikyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Kanser şüphesi bulunan veya cerrahi müdahale gerektiren bazı hastalarda ameliyatın hl en doğru tedavi seçeneği olabileceği belirtilirken, hastaların endokrinoloji, genel cerrahi, nükleer tıp ve girişimsel radyoloji uzmanlarının ortak değerlendirmesiyle ele alınmasının önemine dikkat çekildi.
Uzmanlar, tiroid nodülü saptanan kişilerin paniğe kapılmadan bir uzmana başvurarak kendileri için en uygun tedavi seçeneğini değerlendirmelerini önerdi.