Siirt Barosu'ndan Av İhalesine Sert Tepki: ''Yaban Hayatı Gelir Kapısı Olamaz''

Siirt Barosu Çevre ve Hayvan Hakları Komisyonu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Siirt Müdürlüğü tarafından av turizmi kapsamında yabancı avcı kotalarının ihale edilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Komisyon, yaban keçilerinin ihale yoluyla avlatılmasının çevre hakkı, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayatının sürdürülebilirliği açısından ciddi hukuki tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtti.

Baro tarafından yapılan açıklamada, Anayasa'nın 56. maddesi uyarınca herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu vurgulanarak, devletin yalnızca çevreyi koruma konusunda takdir yetkisine değil, aynı zamanda çevreyi koruma yükümlülüğüne de sahip olduğu ifade edildi.

Komisyon, yaban keçilerinin (Capra aegagrus) IUCN Kırmızı Listesi'nde hassas kategoride yer aldığını ve Türkiye'de Kara Avcılığı Kanunu kapsamında korunduğunu hatırlatarak, bu canlıların ekonomik değer üzerinden ihale edilecek bir meta değil, ekosistemin devamlılığını sağlayan doğal yaşamın asli unsurları olduğunu belirtti.

Açıklamada, kamu otoritelerinin korumakla yükümlü olduğu bir türün gelir elde etme amacıyla avlanmaya konu edilmesinin, çevrenin korunmasına ilişkin anayasal ilkeler, uluslararası çevre hukuku ve kamu yararı anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi.

Baro, çevrenin korunmasına ilişkin yükümlülüğün yalnızca mevcut popülasyonun değil, biyolojik çeşitliliğin ve doğal dengenin gelecek nesillere aktarılmasını da kapsadığını belirterek, devletin asli görevinin yaban hayatını ekonomik kazanç konusu haline getirmek değil, korumak ve geliştirmek olduğunu kaydetti.

Komisyon, açıklamasının sonunda kamu yararına aykırı olduğu değerlendirilen idari işlemlere karşı hukukun öngördüğü tüm idari ve yargısal yolların kullanılacağını duyurdu.

Siirt Barosu açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

'Yaban keçilerinin 'av turizmi' adı altında ihale yoluyla avlatılmasına ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamalar, çevre hakkı, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayatının sürdürülebilirliği bakımından ciddi hukuki tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Anayasa'nın 56. maddesi uyarınca herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hüküm, devlete ve kamu idarelerine yalnızca çevreyi koruma konusunda takdir yetkisi değil, aynı zamanda pozitif yükümlülük yüklemektedir. Yaban hayatının korunması da bu anayasal yükümlülüğün ayrılmaz bir parçasıdır.

Yaban keçileri (Capra aegagrus), IUCN Kırmızı Liste sisteminde hassas kategoride yer alır ve ülkemizde Kara Avcılığı Kanunu ile koruma altındadır. Nesli tehlike altındaki yaban keçileri, ekonomik değeri üzerinden ihale edilecek birer meta değil, ekosistemin devamlılığını sağlayan doğal yaşamın asli unsurlarıdır. Kamu otoritelerinin korumakla yükümlü olduğu bir türün, gelir elde etme amacıyla avlanmaya konu edilmesi; çevrenin korunmasına ilişkin anayasal ilke, uluslararası çevre hukuku ilkeleri ve kamu yararı anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Çevrenin korunmasına ilişkin yükümlülük, yalnızca mevcut popülasyonu değil, biyolojik çeşitliliğin ve doğal dengenin gelecek nesillere aktarılmasını da kapsamaktadır. Devletin asli görevi, yaban hayatını ekonomik kazanç konusu haline getirmek değil, korumak ve geliştirmektir.

Siirt Barosu Çevre ve Hayvan Hakları Komisyonu olarak; kamu yararına aykırı olduğu değerlendirilen idari işlemlere karşı hukukun öngördüğü tüm idari ve yargısal yolların kullanılacağını kamuoyuna saygıyla bildiririz.'

Artı Siirt Haber Ajansı

Bakmadan Geçme