Fail öldü, dava bitmedi: Mağdurdan ailesine tazminat davası

Çocukluk yıllarında dedesinin cinsel istismarına maruz kalan A.E., failin cezaevinde ölmesinin ardından kendisini korumadıkları gerekçesiyle babası ve diğer mirasçılar hakkında tazminat davası açtı.

İstanbul'da yaşanan ve yargıya taşınan bir cinsel istismar dosyası, bu kez aile bireylerinin hukuki sorumluluğunu gündeme getirdi. Çocukluk döneminde dedesi tarafından yıllarca istismar edildiği sabit görülen A.E., failin ölümünün ardından ailesine karşı tazminat davası açarak adalet arayışını sürdürdü.


Olay, İstanbul'un Bahçelievler ilçesinde yaşandı. Şu anda 22 yaşında olan A.E., 5 ila 11 yaşları arasında dedesi Durmuş Olum'un sistematik cinsel istismarına maruz kaldı. Süreç, A.E.'nin kendisinden iki yaş küçük kuzeninin de aynı kişi tarafından istismar edilmesi ve bu istismar sonucu hamile kalmasının ardından yargıya taşındı.

Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 2021 yılında verdiği kararla Durmuş Olum'u A.E.'ye yönelik eylemleri nedeniyle 18 yıl, kuzenine yönelik eylemleri nedeniyle ise 30 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ancak sanık, 73 yaşında cezaevindeyken hayatını kaybetti.

Adli tıp raporlarına yansıyan tespitlerde, A.E.'nin yaşadığı istismar nedeniyle eğitim hayatını sürdüremediği, çeşitli psikolojik rahatsızlıklar geçirdiği ve günlük yaşamını devam ettirmekte zorlandığı belirlendi.

Bunun üzerine A.E., dedenin mirasçıları arasında yer alan babası ve diğer aile bireyleri hakkında Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde maddi ve manevi tazminat davası açtı. Davada, aile bireylerinin istismar sürecinde koruyucu bir rol üstlenmediği, aksine faili destekleyen bir tutum sergilediği öne sürüldü.

A.E.'nin avukatı Gamze Serin, davanın yalnızca geçmişte yaşananların karşılığı olmadığını belirterek, müvekkilinin eğitimden kopması, çalışma gücünü kaybetmesi ve yaşam boyu sürecek sosyal ve ekonomik kayıplarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Serin, mirasçıların istismarcının mirasını reddetmediğini, taşınmazlardan faydalanmaya devam ettiğini ve mağdura hiçbir maddi ya da manevi destek sunmadığını ifade etti.

Davada, aile bireylerinin tutumunun basit bir ihmal değil, mağduru dışlayan ve faili sahiplenen aktif bir davranış olduğu savunuluyor. Avukata göre dosya, sıradan bir tazminat uyuşmazlığı değil; aile içi koruma mekanizmasının çökmesiyle derinleşen, süreklilik arz eden bir travmanın hukuki karşılığı niteliğini taşıyor.

Dosyanın bilirkişi aşamasında olduğu, mahkemenin tazminat miktarına ilişkin değerlendirmesinin önümüzdeki süreçte yapılacağı belirtildi. Verilecek kararın, benzer durumda olan çok sayıda mağdur açısından da emsal niteliği taşıyabileceği ifade ediliyor.

ANKA

Özel Haber

Bakmadan Geçme