Avukat Doğan Siyahtoprak: Günlük hayatta en çok ihlal edilen 5 hukuki hak

Siirtli avukat Doğan Siyahtoprak, kaleme aldığı yazıda vatandaşların günlük yaşamda farkında olmadan maruz kaldığı hukuki hak ihlallerine dikkat çekti. Siyahtoprak, hukukun yalnızca sorun yaşandığında hatırlanan bir alan olarak görülmesinin, birçok hakkın sessizce ihlal edilmesine yol açtığını vurguladı.

Hukuk çoğu zaman vatandaşın karşısına bir sorun çıktığında hatırladığı bir alan olarak görülür. Oysa pek çok hak, fark edilmeden ve sessizce ihlal edilmektedir. Üstelik bu ihlallerin büyük bölümü, vatandaşın 'bunu yapabilir miyim?' sorusunu hiç sormamasından kaynaklanır. Bu yazı, günlük hayatta en sık karşılaşılan hukuki ihlallere karşı vatandaşları bilinçlendirmeyi amaçlamaktadır.

1. Gerekçe Gösterilmeden İşten Çıkarılma Her Zaman Hukuka Uygun Değildir

Özel sektörde çalışan pek çok kişi, işverenin 'istediği zaman işten çıkarabileceğini' düşünür. Bu doğru değildir. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde işveren, fesih için geçerli bir neden göstermek zorundadır. Performans düşüklüğü, ekonomik gerekçeler veya davranışsal sebepler dahi belirli usullere bağlıdır.
Haksız fesih hlinde vatandaşın; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade davası ve boşta geçen süre ücreti gibi önemli hakları bulunmaktadır.

2. Her İmzalanan Belge Hukuken Geçerli Sayılmaz

'İmzaladım, artık yapacak bir şey yok' düşüncesi yaygın bir yanılgıdır. Baskı altında imzalanan, içeriği açıklanmayan veya boş kağıda atılan imzalar hukuken geçersiz sayılabilir. Ayrıca tüketici işlemlerinde, sözleşme şartlarının açık ve anlaşılır olması zorunludur.
Vatandaşın bilgilendirilmeden imza atmaya zorlanması, hukuki geçerliliği tartışmalı hle getirir.

3. Evinize Kimse Mahkeme Kararı Olmadan Giremez

Kolluk kuvvetleri dhil olmak üzere, hiç kimse mahkeme kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hl olmaksızın konuta giremez. 'Sadece bakıp çıkacağız' ya da 'şikyet var' gibi gerekçeler hukuka uygunluk sağlamaz.
Vatandaşın konut dokunulmazlığı, Anayasa ile güvence altına alınmıştır ve bu hak istisnai durumlar dışında korunur.

4. Sosyal Medyada Her Söylenen Suç Değildir

Eleştiri, ifade özgürlüğünün temel unsurudur. Sert, rahatsız edici veya aykırı düşünceler tek başına suç oluşturmaz. Hakaret ile eleştiri arasındaki fark çoğu zaman bilinmediği için, vatandaşlar ya gereksiz yere susmakta ya da haksız yere suçlanmaktadır.
Önemli olan, sözlerin kişilik haklarını hedef alıp almadığı ve şiddet çağrısı içerip içermediğidir.

5. Susma Hakkı Suçluluk Göstergesi Değildir

Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan biri, kolluk veya savcılık aşamasında kendini anlatmak zorunda hissetmesidir. Oysa susma hakkı, şüpheli ve sanık için temel bir haktır. Bu hakkın kullanılması, aleyhe yorumlanamaz.
Avukatla görüşmeden ifade vermemek, hukuki bir güvencedir; bir kaçış yolu değildir.
Sonuç: Bilinmeyen Hak, Kullanılamayan Haktır
Hukuk yalnızca mahkeme salonlarında değil, günlük hayatın içindedir. Vatandaşın haklarını bilmesi, sadece bireysel menfaatini değil, toplumsal adalet duygusunu da güçlendirir.
Unutulmamalıdır ki; hak aramak bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır.

Artı Siirt Haber Ajansı

Bakmadan Geçme